Asırları Aşan Bir Merhamet ve İyilik Mirası
Osmanlı İmparatorluğu'nun en ihtişamlı dönemlerinde, sadece siyasi zekâsı ile değil, aynı zamanda kurduğu devasa hayır kurumlarıyla da tarihe adını altın harflerle yazdıran bir kadın şahsiyet öne çıkar: Haseki Hürrem Sultan. Onun iyilik felsefesi, geçici dünya malını kalıcı bir "Sadaka-i Cariye"ye dönüştürme şuuruna dayanıyordu. Bizzat kendi adına hazırlattığı "Vakfiyeler" (vakıf senetleri), sadece birer hukuki metin değil; yoksula, yolcuya, hastaya ve ilim talebesine uzanan ebedi bir şefkat elinin resmi belgesidir.
Hürrem Sultan, saray duvarlarının ötesine geçerek İstanbul'dan Kudüs'e, Mekke'den Medine'ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada, "Kadın Baniler" döneminin en parlak eserlerini inşa ettirmiştir.
Kudüs Haseki Sultan İmareti ve Tekkesi (1552)
Hürrem Sultan'ın vakfiyesinde yer alan en görkemli ve en bereketli eserlerin başında, Mescid-i Aksa'ya sadece birkaç adım mesafede kurulan Kudüs Haseki Sultan Külliyesi gelir. 1552 yılında inşa edilen bu büyük kompleks; bir cami, elli beş odalı bir han, fırın, mutfak ve yemek salonlarından (imaret/tekke) oluşmaktaydı.
Tarihi belgelere ve vakfiye şartlarına göre Hürrem Sultan, bu imarethanede her gün Kudüs'ün fakirlerine, yetimlerine, ilim talebelerine, dervişlere ve şehre gelen yolculara iki öğün sıcak yemek ve ekmek dağıtılmasını şart koşmuştur. Vakfiyesinde, yemeklerin en kaliteli malzemelerle pişirilmesi, dağıtım sırasında kimsenin incitilmemesi ve artan yiyeceklerin israf edilmeden ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması en ince detayına kadar yazılmıştır. Kudüs'teki bu iyilik ocağı, 400 yılı aşkın bir süre boyunca kesintisiz olarak kaynamış ve günümüzde bile Kudüs halkının hafızasında derin bir minnetle yaşamaktadır.
İstanbul Haseki Külliyesi ve Sağlık Hizmetleri
Osmanlı payitahtı İstanbul'da, kadınlar tarafından yaptırılan ilk büyük ölçekli hayır kompleksi olan Haseki Külliyesi, dönemin baş mimarı Mimar Sinan'ın da ilk büyük eserlerindendir. Hürrem Sultan, bu külliyeyi İstanbul'un en yoksul semtlerinden biri olan Avrat Pazarı (bugünkü Haseki/Aksaray) bölgesine inşa ettirerek iyiliğin tam merkeze, en muhtaç olanlara ulaşmasını hedeflemiştir.
Külliye; cami, medrese, sıbyan mektebi ve imaretin yanı sıra, hiçbir ayrım gözetmeksizin herkese ücretsiz sağlık hizmeti sunan bir Darüşşifa (Hastane) barındırıyordu. Vakfiye kayıtlarında, hastanedeki hekimlerin liyakatli olması, hastalara şefkatle muamele edilmesi ve ilaçların vakıf bütçesinden ücretsiz karşılanması kesin bir dille emredilmiştir.
Sürdürülebilir İyilik: Haremeyn Vakıfları ve Ticari Eserler
Hürrem Sultan, iyiliklerinin ölümünden sonra da devam etmesi için çağının çok ötesinde bir "vakıf sürdürülebilirliği" modeli kurmuştur. Mekke ve Medine'deki (Haremeyn) fakirler ve hacılar için mutfaklar kurdurmuş, su yolları inşa ettirmiştir.
Tüm bu hayır kurumlarının masraflarının kıyamete kadar karşılanabilmesi için Ayasofya civarındaki meşhur Haseki Hürrem Sultan Hamamı gibi devasa ticari yapılar, bedestenler ve dükkanlar inşa ettirmiş; buralardan elde edilen gelirleri doğrudan imaretlerin ve hastanelerin giderlerine vakfetmiştir.
Vakfiye dosyasını indirin (PDF)
Dünün Vakfiyesi, Bugünün Hürrem Sultan Vakfı: Mirası Devralıyoruz
Tarihi vakfiyelerin sararmış sayfalarında yer alan o büyük merhamet çağrısı, aradan geçen asırlara rağmen geçerliliğini korumaktadır. Çünkü isimler ve yüzyıllar değişse de, insanlığın acıları, açlık, savaşlar ve gözyaşı maalesef devam etmektedir.
İşte tam bu noktada, modern çağımızda Hürrem Sultan Vakfı olarak bizler, bu muazzam "Kadın Vakıfçılığı" şuurunu yeniden diriltiyor ve o tarihi vakfiyenin ruhunu günümüze taşıyoruz.
Nasıl ki Hürrem Sultan Kudüs'te açları doyurduysa, bugün bizler Gazze'de enkaz altındaki ailelere sıcak yemek ulaştırıyoruz. Nasıl ki o, yolculara ve yetimlere kucak açtıysa, bizler bugün Sudan'da, Yemen'de, Bangladeş'te ve Afrika'nın ücra köylerinde su kuyuları açıyor, yetimlere sahip çıkıyor, çaresizlere barınak oluyoruz. O gün Mimar Sinan'ın elleriyle yükselen merhamet duvarlarını, bugün siz kıymetli bağışçılarımızın destekleriyle yeniden örüyoruz.
Siz de Bu Tarihi İyilik Kervanına Katılın
Hürrem Sultan Vakfı olarak, şeffaflık ve emanet bilinciyle, bağışlarınızı doğrudan en çok ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırıyoruz. Gelin, yüzyıllar önce yazılmış o iyilik senedine (vakfiyeye) bugün siz de kendi adınızı yazdırın. Sizden geriye kalacak en güzel eser, bir mazlumun yüzündeki tebessüm olacaktır.
Devam eden projelerimize destek olarak kalıcı bir iz bırakın:
Projelerimizi İçin Tıklayın